Hanehalkının enflasyon beklentisi yüzde 44,94'e geriledi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Temmuz 2026 dönemine ilişkin Sektörel Enflasyon Beklentileri raporunu yayımladı. Rapor, Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Hanehalkı Beklenti Anketi verilerinden derleniyor ve üç farklı kesimin gelecek 12 aya ilişkin yıllık tüketici enflasyonu tahminlerini bir arada gösteriyor. Temmuz sonuçlarına göre üç kesim farklı yönlerde hareket etti. Finansal ve reel sektör uzmanlarından oluşan piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 0,14 puan artarak yüzde 23,81'den yüzde 23,95'e yükseldi. Buna karşılık imalat sanayi firmalarının temsil edildiği reel sektörün beklentisi 0,60 puan gerileyerek yüzde 33,10'dan yüzde 32,50'ye indi. En belirgin düşüş hanehalkı tarafında görüldü. Vatandaşların 12 ay sonrası enflasyon beklentisi 1,19 puan azalarak yüzde 46,13'ten yüzde 44,94'e geriledi. Rapordaki dikkat çekici bir diğer başlık, enflasyonun yönüne ilişkin algıydı. Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkının oranı haziran ayındaki yüzde 15,70 seviyesinden temmuzda yüzde 17,63'e çıktı. Bu 1,93 puanlık artış, fiyat artışlarının yavaşlayacağına inanan kesimin genişlediğini gösteriyor. Ancak oranın hâlâ yüzde 20'nin altında kalması, hanehalkının büyük çoğunluğunun önümüzdeki bir yılda enflasyonun yatay seyredeceğini ya da artacağını düşündüğünü ortaya koyuyor. Temmuz 2026 Hanehalkı Beklenti Anketi 3.251 hanehalkının yanıtlarıyla oluşturuldu ve 7-14 Temmuz 2026 tarihleri arasında uygulandı. Sonuçlar yanıtların toplulaştırılmasıyla elde ediliyor. Verilerdeki en çarpıcı nokta, hanehalkı ile piyasa katılımcıları arasındaki 21 puanı aşan fark. Vatandaşların gündelik alışverişte karşılaştığı fiyat artışlarını referans alması, buna karşın finans uzmanlarının resmi enflasyon serisi ve para politikası patikasını temel alması bu ayrışmanın başlıca nedeni olarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası açısından enflasyon beklentileri, para politikasının aktarım kanallarından biri olarak yakından izleniyor. Beklentilerin yüksek kalması ücret ve fiyatlama davranışlarını etkileyerek dezenflasyon sürecini yavaşlatabiliyor. Reel sektör ve hanehalkı beklentilerindeki gerileme bu açıdan olumlu okunurken, piyasa katılımcılarındaki sınırlı yükselişin temmuz ayına ilişkin geçici enflasyon artışı beklentisinden kaynaklandığı düşünülüyor.