Kamu Denetçiliği Kurumu geriye dönük aile yardımında üç aylık sınır uygulanamayacağına karar verdi
Kamu Denetçiliği Kurumu, memurlara ödenen aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenmesinde üç aylık bir sınır uygulanamayacağına karar verdi. 14 Eylül 2026 tarihli ve 2026/18347 sayılı tavsiye kararı 18 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuna duyuruldu. Karara konu olay, Tarım ve Orman Bakanlığında Mart 2020 tarihinden beri çalışan bir şehir plancısının başvurusundan geldi. Memur, Eylül 2020 tarihinde çocuğunun doğum belgesini idareye sunmasına rağmen dört yıl boyunca çocuk yardımı alamadı. İdare, geç bildirim gerekçesiyle geriye dönük ödemeyi en fazla üç ayla sınırlandırdı. Kurum bu uygulamayı hukuka aykırı buldu. Kararın dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 202, 203 ve 204. maddeleri. Kurum, aile yardımı ödeneğinin doğrudan kanundan doğan bir hak olduğunu, bildirime bağlı bir hak olmadığını vurguladı. Kararda, kişinin aile yardımı bildirimi verdiği için değil, 657 sayılı Kanunda öngörülen şartları taşıdığı için bu hakkı kazandığı belirtildi. Bildirim yükümlülüğü hakkın doğumunu değil, idarenin ödemeyi yapabilmesi için gereken bilgiyi sağlamayı amaçlıyor. Kurum ayrıca Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 2025/1 sayılı kararının 35. maddesinde yer alan ve geç bildirim hâlinde en fazla üç ay geriye ödeme yapılmasını öngören sınırlamayı, kanundan doğan hakla çelişkili bulduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu sınırlamanın somut olayda uygulanamayacağına karar verdi. Tavsiye kararında idareye otuz gün içinde işlem yapma yükümlülüğü getirildi. Buna göre memura hak kazandığı tarihten itibaren birikmiş aile yardımı ödeneğinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi, ayrıca sıfır ile altı yaş arası çocuklar için öngörülen artırımlı oranın uygulanması gerekiyor. Karar, aile yardımı veya çocuk yardımı bildirimini geç veren ya da bildirimi idare tarafından işleme alınmayan kamu görevlilerini ilgilendiriyor. Kamu Denetçiliği Kurumu kararları bağlayıcı değil, tavsiye niteliğinde. Ancak idarenin karara uymaması hâlinde memurun idari yargıya başvurma yolu açık kalıyor ve bu tür tavsiye kararları yargı süreçlerinde de dayanak olarak kullanılıyor.