Karma hizmeti olanlarda emeklilik son yedi yıla göre belirleniyor
SSK, Bağ-Kur ve memur hizmeti bir arada bulunan sigortalıların hangi statüden emekli olacağı, 17 Eylül 2026 tarihinde yeniden gündeme geldi. Karma hizmeti olan kişilerde belirleyici olan toplam prim gün sayısı değil, son yedi yıllık sürede hangi statüde daha fazla çalışıldığı. 5510 sayılı Kanun uygulamasında, aylık talebinden geriye doğru yedi yıllık 2 bin 520 günlük süre içinde en fazla hangi sigortalılık haline ait prim ödenmişse aylık o statünün kuralarına göre bağlanıyor. Eşitlik hâlinde ise son sigortalılık hali dikkate alınıyor. Bu kural pratikte önemli sonuçlar doğuruyor. Örneğin uzun yıllar memur olarak çalışıp sonradan kendi işini kuran bir kişi, son yedi yıl içinde Bağ-Kur kapsamında 1.260 gün veya daha fazla prim ödediyse emeklilik hesabı 4/b statüsüne kayabiliyor. Statü değişikliği yalnızca hangi kurumun aylık bağladığını değil, aylığın hesap yöntemini, aranan prim gün sayısını ve bazı durumlarda emeklilik yaşını da etkiliyor. 4/a kapsamında 5 bin 400 ile 7 bin 200 gün aralığında aylık bağlanabilirken 4/b kapsamında kural olarak 9 bin gün aranıyor. Bu nedenle statü kayması, emekliliği yıllarca öteleyebiliyor. Aylık tutarı açısından da fark oluşuyor. Prime esas kazanç beyanının düşük tutulduğu Bağ-Kur dönemlerinin ağırlığı artınca ortalama kazanç düşüyor ve bağlanacak aylık azalıyor. Tersi de mümkün. Son yedi yılını yeniden hizmet akdiyle çalışarak geçiren bir kişi 4/a kurallarına dönebiliyor. Uzmanlar, emeklilik başvurusu öncesinde e-Devlet üzerinden hizmet dökümünün alınıp son yedi yıllık dağılımın gün gün kontrol edilmesini öneriyor. Başvuru tarihini birkaç ay öne veya arkaya almak bile hangi statünün baskın olduğunu değiştirebiliyor. Bu nedenle karma hizmeti olan sigortalıların yalnızca toplam gün sayısına bakarak karar vermemesi, kısa vadede hangi statüde prim ödediğini de planlaması gerekiyor. Yanlış zamanlanmış bir başvuru, talep reddiyle veya beklenenden düşük aylıkla sonuçlanabiliyor.