Pusula Portföy fonlarda ödemeleri zamanında yapamayacağını açıkladı
Pusula Portföy Yönetimi 16 Eylül 2026'da Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yaptığı açıklamada, yönettiği bazı yatırım fonlarında katılma payı geri alım taleplerine ilişkin ödemelerin zamanında gerçekleştirilemeyeceğini duyurdu. Açıklama, Türkiye'de yatırım fonu piyasasında uzun süredir görülmeyen bir temerrüt durumuna işaret ettiği için piyasalarda sert karşılık buldu. Yatırım fonlarında normal işleyiş, katılma payı satmak isteyen yatırımcının talebinin fon izahnamesinde belirtilen valör süresi içinde karşılanması ve tutarın hesabına aktarılması esasına dayanır. Bunun için fon portföyündeki varlıkların yeterince likit olması, yani kısa sürede ve büyük değer kaybı olmadan satılabilmesi gerekir. Portföyde likiditesi düşük varlıkların ağırlığı arttığında ve aynı anda yoğun çıkış talebi geldiğinde fon bu talebi karşılayamaz hale gelebilir. Piyasa kaynaklarına göre ağustos ayının sonundan itibaren Pusula fonlarından yaklaşık 129 milyar lira tutarında çıkış yaşandı. Bu ölçekte bir çıkış dalgası, portföydeki varlıkların hızla satılmasını zorunlu kıldı ve satış baskısı hisse senedi piyasasına da yansıdı. Açıklamanın ardından Sermaye Piyasası Kurulu devreye girdi ve ertesi gün Pusula Portföy'ün 12 fonu dahil olmak üzere yedi portföy şirketine ait 130 fonun tasfiyesine karar verdi. Olay, yatırım fonlarının mevduattan farklı bir ürün olduğunu hatırlattı. Mevduatta anapara belirli bir tutara kadar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu güvencesi altındadır ve banka faizi sözleşmede belirtilen vadede öder. Yatırım fonunda ise anapara garantisi yoktur, getiri portföydeki varlıkların değerine göre değişir ve fonun likidite yapısı çıkış imkanını doğrudan etkiler. Tasarruf sahipleri açısından çıkarılabilecek sonuç, fon seçerken sadece geçmiş getiri tablosuna değil, portföy dağılımına, fonun büyüklüğüne ve kurucu şirketin yapısına da bakmanın gerektiğidir. Riski dağıtmak isteyen yatırımcılar için vadeli mevduat, kamu borçlanma araçları ve fon gibi farklı ürünleri bir arada tutmak, tek bir üründe yoğunlaşmaya göre daha dayanıklı bir yapı sunuyor.