Ultra işlenmiş gıda tüketimi yüksek erkeklerde prostat kanseri riski daha fazla çıktı
Florida Atlantic University araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, ultra işlenmiş gıda tüketimi yüksek olan erkeklerde prostat kanseri gelişme riskinin daha yüksek olabileceğini bildirdi. Ultra işlenmiş gıdalar, endüstriyel işlemlerden geçmiş, içinde ev mutfağında kullanılmayan katkı maddeleri bulunan ürünleri tanımlıyor. Paketli atıştırmalıklar, hazır etli ürünler, şekerli içecekler, hazır çorbalar ve endüstriyel unlu mamuller bu grubun tipik örnekleri arasında. Araştırmada katılımcılar ultra işlenmiş gıda tüketim düzeylerine göre gruplara ayrıldı. En düşük tüketim grubuyla karşılaştırıldığında, daha yüksek tüketime sahip üç grupta prostat kanseri riski yüzde 29 daha fazla bulundu. En yüksek tüketimi olan iki grupta risk artışı yaklaşık yüzde 30 düzeyindeydi. Yaş, etnik köken, sigara kullanımı ve gelir düzeyi gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra bile risk artışı ortadan kalkmadı ve yüzde 24 ile yüzde 31 arasında değişti. Tüketimi en yüksek olan erkeklerde ise risk artışı yüzde 34 olarak hesaplandı. Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri. Yaşın ilerlemesi, aile öyküsü ve etnik köken bilinen risk etkenleri arasında yer alıyor. Beslenmenin rolü ise uzun süredir tartışılıyor ancak net bir tablo çizmek zor olmuştu. Bu çalışma, tek tek besin öğeleri yerine gıdanın işlenme düzeyine odaklandığı için dikkat çekiyor. Araştırmacılar olası mekanizmalar arasında kronik inflamasyonu, insülin direncini, kilo artışını ve bazı katkı maddelerinin hormonal dengeyi etkileme ihtimalini sıralıyor. Ultra işlenmiş gıdaların genellikle yüksek kalorili, lif bakımından fakir ve doygunluk hissi açısından zayıf olması da kilo artışını kolaylaştırıyor. Çalışmanın gözlemsel olduğu ve doğrudan neden sonuç ilişkisi kanıtlamadığı vurgulanıyor. Beslenme araştırmalarında katılımcıların kendi beyanına dayanan veriler kullanılması da bir kısıtlılık oluşturuyor. Yine de araştırmacılar, işlenmemiş ya da az işlenmiş gıdalara ağırlık veren bir beslenme düzeninin genel sağlık açısından makul bir tercih olduğunu belirtiyor.