Yargıtay'dan BSMV kararı: sözleşmede hüküm varsa vergiyi tüketici ödeyecek
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, banka ve sigorta muameleleri vergisi konusunda tüketici kredilerini yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Karara göre tüketici kredi sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunması halinde, banka ve sigorta muameleleri vergisinin tüketici tarafından ödenmesi gerekiyor. Karar 22 Temmuz 2026 tarihli mevzuat bültenlerine yansıdı. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, kısaca BSMV olarak anılıyor ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu kapsamında alınıyor. Verginin mükellefi banka, sigorta şirketi veya bankerler. Ancak bankalar uygulamada bu yükü, sözleşmelere koydukları hükümlerle müşteriye yansıtabiliyor. Tüketicilerin açtığı davalarda ise verginin mükellefinin banka olduğu, dolayısıyla müşteriden tahsil edilemeyeceği iddiası sıkça gündeme geliyordu. Yargıtay'ın yaklaşımı, verginin kanuni mükellefi ile sözleşmesel yük arasındaki ayrıma dayanıyor. Vergi dairesine karşı sorumluluk bankada kalmaya devam ediyor, ancak taraflar arasındaki ilişkide sözleşme hükmü geçerli kabul ediliyor. Bu durumda tüketicinin ödediği tutarın iadesini istemesi güçleşiyor. Karar, tüketici kredisi kullanan milyonlarca kişiyi ve bankaların ürün sözleşmelerini ilgilendiriyor. Kredi kullanan tüketicilerin, sözleşme metnindeki vergi ve masraflara ilişkin maddeleri imza öncesinde okuması önem kazanıyor. Sözleşmede açık bir hüküm bulunmaması halinde ise verginin tüketiciye yansıtılması tartışmalı hale gelebiliyor. Karar aynı zamanda bankaların ürün sözleşmelerini gözden geçirmesini gerektirebilir. Sözleşmede verginin müşteriye yansıtılacağına dair hükmün açık, anlaşılır ve tüketicinin bilgilendirildiğini gösterir nitelikte olması, uyuşmazlık halinde belirleyici olabiliyor. Tüketici mevzuatı, sözleşmelerdeki haksız şart denetimini ayrıca öngörüyor. Uygulamada BSMV, tüketici kredilerinde faiz tutarı üzerinden hesaplanıyor ve kredi maliyetinin görünmeyen kalemlerinden birini oluşturuyor. Kredi karşılaştırması yapan tüketicilerin yalnızca faiz oranına değil, yıllık maliyet oranına bakması bu nedenle daha sağlıklı sonuç veriyor. Kararın, tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemelerindeki benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici olması bekleniyor. Devam eden davalarda tarafların, sözleşmelerinde ilgili hükmün bulunup bulunmadığını ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.